Ahmet Çabuk - Kişisel Web Sayfası
askolsun

Eksik cümleler birikti vuslat günlüklerimde, yarım bir sevdanın yaralı düşlerine ait.. Sonu gelmiyor senle başlayan hiç bir cümlenin; öznesi eksik, zamanı eksik, gülüşün eksik… Ezberimde iken yüzünün çizgileri, ne yapacağını bilmez bir çocuk gibiyim, kokulu öpücükler bırakırken dudaklarıma. İçime çektiğim saçlarının kokusu, doyamadığım teninin kokusu ve emanet canım; burnumda hâlâ.. Ama ne çare ki, saramadıkça […]

  • Ahmet Çabuk
  • Haziran 11, 2016
  • 0 Yorum

Dilime yakışmayan isyanlar büyüyor içimde, senin adına edilen dualar susturmuyor artık. Kıblesini şaşırmış acılar birikti sensizlik sersemi yüreğimde, ne yana uzansam, ne yana uyansam bilemiyorum. Sessizliğim sağır ediyor kulaklarımı, şiirlerim sahipsiz artık ve korkularım tarifsiz. Anlam yükledikçe isimsiz duygulara, sabahı bekleyen saatler buluyorum. Unutmak gerek, unutulması mümkün olmayan şeyleri. Unutmak gerek, biliyorum… Zaman iğneler batırırken […]

  • Ahmet Çabuk
  • Haziran 11, 2016
  • 0 Yorum

Bir anlamı olmalıydı bütün bunların. Ya göz anlamalıydı bir bakışta ya dil dönmeliydi anlatmaya. Ama/sı olmalıydı amansız acıların, “ben bunları çekiyorum ama…” diyebilmeliydim. Bitmesini beklerken bütün bunların, bir beklediğim olmalıydı. Sihirli hayallerin ve zehirli gerçeklerin buluşmasından, akrep ve yelkovanın sinir bozucu akustiğinden, mevsimin son demlerinden ve de gecenin suretinden bir yüz çıkmalıydı. Tüm izleri silecek, […]

  • Ahmet Çabuk
  • Haziran 11, 2016
  • 0 Yorum

Kırmızı bir gökyüzünde bırakmıştım ellerini, gecenin en sessiz saatlerinde tozlu asma kilitler asmıştım gönlümün kapısına… Gönül limanımda yelkensiz kadırgalar, ömür denizimde kuvvetli kasırgalar vardı. Her günüm aynı, her günüm ayrı dertti. Bir gönül göçünde kaybetmiştim aşkın masumiyetini… Lâkin şimdi, dindi puslu fırtınalar, kırıldı bütün kilitler, griye döndü gökyüzü ve geriye döndü hayallerim. İçimde tutuşan bir […]

  • Ahmet Çabuk
  • Haziran 11, 2016
  • 0 Yorum
ac7

Geceye notlar düşerken, içimde bir yerlerde ihtilaller oluyor. Devrik cümleler birikiyor, yenilgisiz sevdamı anlatmaya. Buz tutuyor gecenin gözleri, avuçlarım ısındıkça… Büyüyor sanki karanlık, mavilikler kayboluyor yol üstü lambalarından. Hayaletler dolaşıyor yastığımın altında, saatim hep bir an sonrasına kurulu. Ben mehtaba uzandıkça, renksiz sabahlara uyanıyorum. Soğuk sular çarpıyorum dokunmadığın yüzüme, bir sigara yerleştiriyorum öpmediğin dudaklarıma. Sonra […]

  • Ahmet Çabuk
  • Mayıs 27, 2016
  • 0 Yorum
kursak

İyi Değilim Bir gün daha tükendi yokluğunun dününde, Sen nasılsın bilmem de, ben hiç iyi değilim. Şimdiki aklım olsa diz çökerdim önünde, Sen nasılsın bilmem de, ben hiç iyi değilim. Gündüzüm belli değil, gece beni almıyor. Çarptığın günden beri inan kapım çalmıyor. Yâr gönülden gidince, hatır gönül kalmıyor, Sen nasılsın bilmem de, ben hiç iyi […]

  • Ahmet Çabuk
  • Mayıs 27, 2016
  • 0 Yorum
kimene

Kime Ne? Tek bir damla gözyaşın kül ederken ruhumu, Dolu dizgin yangına koşuyorsam kime ne? Mecâlim kalmasa da bilmem yorulduğumu, Kurşun gibi bir sevda taşıyorsam kime ne? Önce gözler tüketti bendeki bu benliği, Öğretti her kederi, giydiripte önlüğü. Aşk masalı değil bu, aşkın kayıp günlüğü, Her sayfaya ismini döşüyorsam kime ne? Beş parasız aşığa gülüşün […]

  • Ahmet Çabuk
  • Mayıs 27, 2016
  • 0 Yorum

Eylülün uzun hüzün saatleri, katmerli yalnızlıklar taşıyordu iki uzak yüreğe. Geri dönülmez adımların, kurşungeçirmez duvarların ötesine atıyordu. Zaten Eylül en yakışan mevsimdi bu ülkeye, en anlamlı mevsimdi. Sarıdan kırmızıya bütün yapraklar, vatandan kopan bir canı temsil ediyordu ağaçlardan düşerken. Ve her şey bir rüzgârın insafına kalmıştı, artık ne kadar sürüklerse… Umut kalkıp camın önüne geldi, […]

  • Ahmet Çabuk
  • Mayıs 27, 2016
  • 0 Yorum
elinde-kalir

Ses olma gönlümün susmuş sesine, Duyduğun sitemler dilinde kalır. Dokunma duygumun can kafesine, Dokunduğun her şey elinde kalır. Kurduğum o düşler onca hayaller, Hep içimde kaldı, senin de kalır. Acının damgası şimdi bu eller, Tutarsam elini teninde kalır. Hep çıkmaz, dönülmez yollarım benim, Kaybolur izlerim, izinde kalır. Ölümü özlüyor yorgun bedenim, Koyarsam başımı, dizinde kalır… […]

  • Ahmet Çabuk
  • Mayıs 19, 2016
  • 0 Yorum
baska-sevdim-seni

Yine gece ve yine bölünmeyen sessizlik… Sarı ağaçlardan süzülen, rüzgâr kadar soğuk, yerlere dökülmüş, yapraklar kadar dağınık ve kirli bir sokak lambası kadar yalnızım. Bu yokluğunun kaçıncı günü, bilmiyorum ama ben varlığımın son demlerini yaşıyorum. Tükendim… Kimse bu kadar zor olacağını söylememişti; herkes “zaman” demişti. Zaman, sana unutturur her şeyi ama bilmiyorlar ki, sen gittin […]

  • Ahmet Çabuk
  • Mayıs 19, 2016
  • 0 Yorum